İNSANLIĞIN İLK YÜZ YILI YAŞAM RİSK ANALİZİ

İlk insanlar, Homo sapiens bilimsel verilere göre yaklaşık 300 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıktı.

İlk yüz yıl, küçük ve göçebe gruplar hâlinde yaşamakla geçti. İnsanlar savanlarda, orman kenarlarında ve su kaynaklarına yakın bölgelerde barınıyordu. Doğal barınaklar, mağaralar, kaya sığınakları ve basit dallardan yapılmış yapılar temel yaşam alanlarıydı. Ateş henüz her toplulukta yaygın olmayabilir; fakat ateşi kontrol edebilen gruplar, soğuktan korunma ve yiyecek pişirme konusunda büyük avantaj elde etti.

Beslenme, avcılık ve toplayıcılığa dayanıyordu. Erkekler ve kadınlar arasında kesin bir iş bölümü olduğuna dair net kanıt olmasa da, topluluk üyeleri birlikte çalışıyordu. Meyveler, kökler, yemişler ve küçük hayvanlar temel besin kaynaklarıydı. Büyük hayvan avı ise riskli ama yüksek getiriliydi.

Bu ilk yüzyılda en büyük sorun hayatta kalmaktı. Yırtıcı hayvanlar, hastalıklar, yaralanmalar ve iklim koşulları ciddi tehdit iken ortalama yaşam süresi düşüktü. Ne var ki birçok çocuk yetişkinliğe ulaşamamakla beraber topluluk dayanışması güçlüydü. Arkeolojik bulgular, empati ve sosyal bağların erken dönemde geliştiğini gösterir.

Dil henüz tam gelişmemiş olsa da, jestler, sesler ve basit sembolik iletişim biçimleri vardı. Bu dönem, insanın yalnızca biyolojik değil, kültürel bir varlık hâline gelmeye başladığı ilk aşamaydı. İlk yüz yıl, kırılgan ama umut dolu bir başlangıçtı; insanlığın uzun hikâyesinin temeli bu küçük topluluklarda atıldı.

Felsefi ve Antropolojik Çerçeve

“İlk insanlar” derken genellikle Homo sapiens’in erken dönem toplulukları yani yaklaşık 300.000 yıl önce ortaya çıkan kastedilir. Bu topluluklar avcı-toplayıcıydı ve doğrudan doğa koşullarına bağımlı yaşıyordu.

1.Fiziksel Riskler: Hayatta Kalma

Olasılık: Çok Yüksek – Etki: Ölümcül

Yırtıcı hayvan saldırıları, buzul dönemler, iklim değişimleri, açlık ve su kıtlığı, yaralanmalar, kırık ve enfeksiyon gibi risklerdir. Tıbbi bilgi yok denecek kadar azdı ve basit bir enfeksiyon bile ölümle sonuçlanabiliyordu.

Felsefi yorum: Yaşam, sürekli bir “çıplak varoluş” hâli yani hayatta kalma mücadelesiydi.

2.Çevresel Riskler

Olasılık: Yüksek – Etki: Toplumsal çöküş

Kuraklık, volkanik faaliyetler, göç zorunluluğu ve kaynak tükenmesi gibi risklerdir. Doğa kontrol edilemezdi. İnsan, ekosistemin merkezinde olmayıp kırılgan bir parçasıydı. Bu durum, doğa ile çatışma değil uyum temelli bir yaşam stratejisini zorunlu kılmıştır.

3.Sosyal Riskler

Olasılık: Orta – Etki: Yüksek

Grup içi çatışmalar, liderlik krizleri ve dış gruplarla şiddettir. Küçük topluluklar hâlinde yaşadıkları için sosyal bağların kopması hayati risk oluşturuyordu. İnsan için en büyük güvenlik mekanizması, topluluktur.

4.Üreme ve Neslin Devamı Riski

Olasılık: Çok Yüksek – Etki: Türün devamı

Yüksek bebek ölümleri, doğum sırasında anne ölümü ve hastalıklardır. Türün devamı ciddi bir belirsizlik altındaydı.

5.Bilgi Eksikliği Riski

Bilimsel açıklama olmadığı gibi doğa olayları da bilinmezdi. Fırtına anlamlandırılamayan hastalık ise açıklanamayan bir tehditti. Bu belirsizlik korku üretirken korku ise mit ve inanç sistemlerinin temelini oluşturdu.

Genel Risk Matrisi

Risk Türü, Olasılık, Etki

Yırtıcı saldırı riskinin olasılığı çok yüksek olup etkisi ölümdü. Açlık riskinin olasılığı çok yüksek olup etkisi ölümdü. Hastalık riskinin olasılığı çok yüksek ve etkisi ölümdü. Sosyal çatışma riskinin olasılığı orta düzeyde olup etkisi dağılmaydı. İklim değişimi riskinin olasılığı ise çok yüksek olup etkisi göçtü.

Genel Değerlendirme

İlk insanların yaşamı, modern insanınkine göre çok daha yüksek fiziksel risk içeriyordu. Ancak psikolojik olarak anlam sistemleri basitti, tüketim baskısı ve teknolojik bağımlılık yoktu.

Sonuç olarak ilk insanın temel riski hayatta kalmaktı; modern insanın riski ise anlamını kaybetmektir.

alisacicek

Alisa Çiçek AKYOL Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Denetim ve Risk Yönetimi bölümü yüksek lisans mezunu ve bir kurumda risk analiz uzmanı olup TİDE, KİDDER ve Felsefi Danışmanlık Derneği üyesidir. Felsefeye olan ilginden dolayı yüksek lisanstan sonra felsefe lisans eğitimini İstanbul Üniversitesinde yapmıştır. Akademik Yayınları: 1- Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yapısında Kamu Kurumlarında İç Denetim Faaliyetlerinin Durumu “Makale”, 2- Kamu Kurumlarında İç Denetim Uygulamaları “Kitap Bölümü” 3- III. Bilsel Uluslararası Truva Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi “Bildiri” 4- "İç Kontrol Yazılımlarının Kurumsal Yönetime Etkisi" III.. Uluslararası Kamu İç Denetim Kongresi “İnsan ve Yapay Zeka: İç Denetimde Değişen Roller ve Yeni Yetenekler” “Bildiri” “İç Denetim ve İç Kontrolde İnovasyonun Önemi: Yazılım Örneği” 5- I. Uluslararası Felsefi Danışmanlık Kongresi (ASBÜ ve Felsefi Danışmanlık Derneği) Kongresi “Bildiri” “Kurumlarda Felsefi Danışman Uygulaması: FD İndeksi” İnsan, Toplum, Kitap Dergisi Kasım ayı 1. Sayısı: “Sevmek Zamanı” film analizi. İnsan, Toplum, Kitap Dergisi Aralık ayı 2. Sayısı: “Hızlı Kentleşmeye Uyum Sürecinde Açık Hava Sineması” İnsan, Toplum, Kitap Dergisi Ocak ayı 3. Sayısı: “Zabit Ve Kumandan İle Hasb-ı Hal” ANKARA / Sincan Yılmaz Balaban İşitme Engelliler İlkokulu ve ortaokulunda etik, ahlak, motivasyon semineri. İs isimli kolektif kitapta “Yıl 2002” ve Terk isimli kolektif kitapta “Kuyu” isimli öyküm yayımlandı. İKY Zirvesi: “Engelli Hakları konulu sunum” yaptı. Ankara Ümitköy Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde “Meslek Etiği ve Kariyer Gelişimi” konusunda seminer. Maltepe Belediyesi, Zabıtalar için Öfke Kontrolü semineri. İrlanda Büyükelçiliği destekli yerel kadın muhabirler ağında iki dönem kadın sorunlarına yönelik haberler hazırladı. Uçan Süpürge Film Festivalinde uzun yıllar aktif görev aldı. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin Kalite Yönetim Topluluğu denetim kurulundadır. Uluslararası Tüm Engellilere Yardım Federasyonu (UTEF), ÇOSEV, TEMA Vakfı üyesi olup Telli Turna Doğa Derneği Etimesgut ilçe başkanıdır. Ankara İl Acil Durum Arama Kurtarma Birlik Merkezinde iki dönem uygulamalı arama ve kurtarma eğitimi aldı. Milli Kütüphanede görme engelliler yararına iki yıl arşive sesli kitap okudu. 6 Şubat depreminden etkilenen üniversite öğrencilerine üç yıl mentörlük yaparken çeşitli bakanlık, belediye, huzurevi ve üniversite işbirliği ile etkinlik organize etti. 2008-2019 yılları arasında İnsan Kaynakları Yönetimi ve Platform Dergileri için belediye başkanları ile röportaj bölümünü yönetirken eş zamanlı canlı radyo programları yapıp sunduğu yıllarda TRT Avaz için "Türk Dünyasından İzler" programında seslendirme yaptı. İki yıl okçulukla ilgilendi. Üniversite yıllarında başladığı fotoğrafçılığa gezi ve kamplarla devam ediyor. Seyahat etmeyi, farklı yerler ve insanlar görmeyi çok seviyor. Seyahat sırasındaki gözlem ve çektiği fotoğrafları çeşitli haber sitelerine gezi yazısı olarak ekliyor. Platform Dergisi için büyükelçi ve belediye başkanları ile röportaj bölümünü yönetiyor.

Leave A Comment